kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11/25/2024

SULTANIN CASUSLARI


Arka kapaktan

Osmanlıca kaynakları Avrupa arşivlerindeki İtalyanca, İspanyolca, Fransızca, Portekizce, Almanca ve Latince binlerce belgeyle harmanlayan bu kitap, Osmanlıların Yeniçağ'daki istihbarat faaliyetlerini, rakipleri Habsburg ve Venediklilerle karşılaştırmalı bir şekilde ele almaktadır.
 





Sayfa sayısı ; 277




Yazarın Sultanın Korsanları kitabını okumaya niyetlenmiştim ama onu bulamayınca kütüphanede , önce bundan başlayayım o vakit dedim :) 


Öncelikle isim hafızası çok zayıf biri olarak birçok ismin kitapta geçiyor olması benim için başlı başına karışıklık sebebi oldu, şöyle ki; bir isim hakkında verilen bilgiler ilerleyen sayfalar da eklenerek devam ediyor  ve ben bahsi geçen isim , daha önce ne yapmıştı ki diye net bir şema çizemedim. Oturup her ismin altına şunu yaptı diye not etmek de açıkçası sevdiğim bir durum olmadığı için yapmadım. Kısacası olaylar var ama görüntüler yok bende.

11/18/2024

BİR YAHUDİ DOKTORUN HAREM,SARAY VE İSTANBUL HATIRALARI

  


Sayfalar;

1-45;  Eser hakkında bilgi

47-116 ; Domenico'un hatıraları 

117-243 ; Hatıralara dair genel açıklamalar






1574-1595 yılları arasında III.Murad'ın hekimiğini yapan biri Domenico.Talmud ve tıp eğitimi alan ve çalıştığı alanda başarılı olan daha sonra Hristiyan olan biri. Yazdığı eser özellikle harem merakı yüzünden en çok  başvurulan kaynak. Bundan dolayı  bugüne kadar harem hakkındaki birçok asılsız söylentinin de kaynağı fakat söylentilerin çoğu eserin orjinalinde yok, sonradan yapılmış ilaveler. Onun bahsettiği küçük bir ayrıntıdan yola çıkarak saray ve harem hakkında türlü türlü fanteziler üretilmiş olması ve tarih diye sunulması sahiden ilginç. 


alıntı:

Dominic'in Relatione'sinin kişisel olmayan bir tasvir olduğunu ve zinhar bir tarih olmadığını göz önünde bulundurmak önemlidir: Murad saltanatında doğrudan atıf yaptığı tek tarihi olay İran savaşıdır. kendisi için yaptığı tek atıfta bile üçüncü şahıs halindedir. (sayfa 10)


(Kendisine dair bahsedilen atıf)

Büyük Türk'ün gözdesi olanlar ( veya şahsi doktorlarından biri olan Tanrı'nın lütfuyla Roma'da bir Hristiyan olan, ibret verici bir sabır hayatı yaşayan (ve) Kurtarıcımızın aşkı için ziyadesiyle büyük fakirlik çeken, onun üçüncü doktoru kıllı Kudüslü Dominic  gibi, Sarayda kullanılmak için istihdam edilmiş dokuz doktor daha vardır) hariç bu ekmekten hiç kimse alamazdı ( sayfa 74)

10/30/2024

ŞAHBABA





ÖNSÖZ'den

"...Facialara ve olaylara kalkan olamadım ise de, paratoner vazifesi gördüm. Bütün musibetleri üzerime çektim..Kendimi feda ederek vatanı kurtarmaya çalıştım" 

Sultan Mehmed Vahideddin'in hatıralarından




Sayfa sayısı ; 680

(413'ten  sonrası belgeler , mektuplar, hatırat, vs..)


alıntı: 

Bu kitabın bilimsel olmak gibi bir iddiası yoktur ve sadece bir gazetecilik ürünüdür. Ben Sultan Vahideddin'in öyküsünü , kendi arşivine ve yakın çevresindeki kişilerin ailelerinde bulunan belgelere dayanarak, gazeteci gözüyle vermeye çalıştım.....

Milyonlarca evrakın yer aldığı Başbakanlık Osmanlı Arşivleri'nde bugün Sultan Vahideddin'le ilgili işe yarar tek bir siyasi belge bulunmuyor. Var olanlar sadece nişan tevcihi, cülûs yıldönümü kutlaması yahut doğum günü tebriki gibisinden beşinci, onuncu derecedeki protokol yazışmaları..İşin vahim tarafı, arşivlerde bulunması gereken siyasi belgelerin şimdi nerede olduğunu kimselerin bilmemesi..(sayfa 19)


 ***

Murat Bardakçı'nın okuduğum REDDİMİRAS (tık,tık)kitabından sonra okumaya almak istediğim kitabı oldu ŞAHBABA. Sultan Vahideddin'in torunları arasındaki ismiymiş bu.

2/09/2024

BÜYÜKANNE



 ..."Ama daay sana dikişi bırakma zamanının geldiğini söylemedim mi?"

Büyükannem neşeyle cevabı yapıştırdı. 

"Ben neden bırakacak mışım? Asıl gözlerim bırakmalı bu tembelliği, bırakacaklar da yeterki küçüğümün suyuyla onları bir kez yıkayayım. "

 

Bana iki kez söylenmesine gerek yoktu zaten pantolonum dizlerime kadar düşmüş halde önünde duruyordum.

 

"Yapayayım mı eney ? "

"Yapabilir misin? "

"Ahh, evet."


12/11/2023

#OKUDUM BİTTİ




MANTIKU'T-TAYR Feridüddin Attar

HAPİSHANE Cesave Pavese

BİR GÜN KEDİLER DÜNYADAN YOK OLSAYDI Genki Kawamura

BİR DELİLER EVİNİN YALAN YANLIŞ ANLATILAN KISA TARİHİ Ayfer Tunç


12/09/2023

#OKUDUM BİTTİ



SUYU ARAYAN ADAM Şevket Süreyya Aydemir

İNSANLIĞIMI KAYBEDİŞİM Osamu Dazai

FATİH SULTAN MEHEMMED HAN Halil İnalcık


9/08/2023

# OKUDUM BİTTİ


MÜREBBİYE H.R.Gürpınar

DÜNYANIN MİHVERİ KADIN MI PARA MI ? H.R.Gürpınar

HAYATTAN SAYFALAR H.R.Gürpınar

MAİ VE SİYAH Halit Ziya Uşaklıgil


3/11/2023

ANTİK ÇİN'İN TÜTSÜ SAATLERİ - HSİANG YİN

 


Kitap: ZAMANIN KOKUSU Byung- Chul Han

Alıntılanan bölüm: Güzel kokulu saat

Antik Çin'e kısa bir sapma(sayfa 65-66)



Çin'de hsiang yin ( lafzi anlamıyla  : kokulu mühür yazısı) adı verilen tütsü saatler on dokuzuncu yüzyılın sonuna kadar kullanılıyordu. Avrupalılar yirminci yüzyılın ortalarına kadar bunun sıradan bir buhurdanlık olduğuna inandı. Avrupalılar zamanı kokuyla ölçme fikrine, hatta zamanın koku biçimini alabileceği fikrine çok yabancılardı belli ki. 


1/21/2023

OKUMA GÜNCESİ 10

 



SAATLERİ AYARLAMA ENSTİTÜSÜ Ahmet Hamdi Tanpınar

EVLERE ŞENLİK KAYNANAM NASIL KUDURDU? H.R.Gürpınar

POETİKA Aristoteles



SAATLERİ AYARLAMA ENSTİTÜSÜ


alıntı

Hepimiz kendi masallarımızın kurbanıyız


Kitap hakkında

Hayri İrdal ,Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nün kuruluşundaki iki kişiden biri olarak , gördüklerini ve işittiklerini yazmanın gelecek nesillere karşı en büyük vazifesi olduğuna inandığından  anılarını yazmaya başlıyor. Neydim, nerelerden gelip geçtim, buralara nasıl geldim temalı olarak çocukluk zamanlarını milat alarak.


1/01/2023

OKUMA GÜNCESİ 9

 


BEYİNDE ARARKEN BAĞIRSAKTA BULDUM Serkan Karaismailoğlu

DÜNYANIN EN PİS SOKAĞI Tarık Buğra

A'MÂK-I HAYÂL Filibeli Ahmed Hilmi

ÖLMEYE YATMAK Adalet Ağaoğlu

MAVİ KUŞ Mustafa Kutlu

KÜÇÜK ŞEYLER Samipaşazade Sezai



BEYİNDE ARARKEN BAĞIRSAKTA BULDUM

Kitabın arka kapağından

Hayatınızla ilgili verdiğiniz kararların bazıları ya size ait değilse. Mesela şu an ellerinizin arasında tutmakta olduğunuz bu kitabı alıp almamakla ilgili kararınız tümüyle size ve beyninize mi ait? Eğer böyle düşünüyorsanız  "mikrobiyota"  ile henüz tanışmadınız demektir.


alıntı: 

Eğer siz de sıklıkla beyniniz ve kalbiniz arasında kalıyorsanız, yapacağınız şey çok basit:Bağırsaklarınızı dinleyin

12/10/2022

SİZ VE ŞAKALARINIZ


 


Ne garip; insanın eşyaları da, hatıraları gibi yıllar boyunca birikiyor. Sonra bir yığın ayrıntı, ne bileyim, koltuklar, perdeler, karyola, kitaplık, çalar saat, çaydanlık, dantel örtüler, abajur, aynalı mektup kutusu tek tek kayboluyor. Ama hatıralar hep kalıyor.


Bana perde işlerdi peri, aşık bir eve asmamı dileyerek. nasıl da güzel işlerdi, nasıl da yanık , tutkulu, aşk dolu. Bir kar başlardı sonra, öğle ile akşam arasındaki o sakin zamanlarda. Lokma lokma dökülürdü denize. Deniz yutardı karları. Genç kız yüzümü hatırlardım. Aşksız , hülyasız ,boş yüzümü. hep siyah ayakkabılarımla solgun halimi. inceydi kaşlarım, toz gibiydi neredeyse, yüzümse şeffaf, beyaz. Bir siluet gibiydim, hep öyle kaldım. Siyah ayakkabılı bir gölge.


11/24/2022

OKUMA GÜNCESİ 8


CAM KAPININ ARDI Natsume Soseki

ELLİS ADASI Georges Perec

SUYUN ŞEKLİ Andrea Camilleri

BOĞULMAMAK İÇİN George Orwell

ÜÇ KÖŞELİ DÜNYA Natsume Soseki

FARELER VE İNSANLAR John Steinbeck


CAM KAPININ ARDI

19.yy sonları, Meiji Dönemi'nin ruhunu en iyi yansıtan yazarladan biri  ve modern Japon Edebiyatının kurucusu olarak kabul edilen Natsume Soseki, ölümünden bir yıl önce,  Asahi gazetesinde 39 yazı yayımlar. 144 sayfa olan bu kitap işte o yazıların derlenip toplandığı kitap. İlk birkaç sayfada yazar hakkında bilgiye ve bazı resimlere ulaşıyoruz. 39 bölümden oluşan bu yazı dizisinde yazarın çocukluk anılarına, hatıralarına, güncel yaşadıklarına, düşünce ve duygu dünyasına kapı aralıyoruz. Kitabın dilini ve üslubunu sevdim, yazarın eserlerine karşı merakımı arttırdı. Kitabın hissettirdiğini Çevirmen Zeynep Gençer Baloğlu çok hoş özetlemiş;  

11/04/2022

OKUMA GÜNCESİ 7

 



BENONİ Knut Hamsun

ROSA Knut Hamsun

ÖMER HAYYÂM RUBÂÎLERİ Ahmet Kırca

BU SOYUT NAKIŞ NEDİR ? Ferîdüddin Attâr



BENONİ

Kitabın arka kapağından

Knut Hamsun , ilk kez, tüm çalışmalarının en büyük endişelerinden birini, İskandinav toplumunun da en önemli sorunlarından birini bu kitapta merkeze alıyor :  Etik ve tipik değerleri ile geleneksel kırsal kültür ve kent dünyası, kapitalizm, para arasındaki çatışma. İkinci sırada, melankolik bir aşk hikayesi var, Behçet Necatigil'in şiirli çevirisiyle taçlanan bir hikaye...


9/09/2022

OKUMA GÜNCESİ 6

 


 SUSKUNLAR İhsan Oktay Anar

İNCİR KUŞLARI Sinan Akyüz

OD İskender Pala

YÜZÜKLERİN EFENDİSİ; YÜZÜK KARDEŞLİĞİ  J.R.R.Tolkien



SUSKUNLAR

Kitabın arka kapağından

Eflatun rengi hayaller kuran bir "suskun"un sözleridir bu roman. İşittiğini gören, gördüğünü dinleyen, dinlediğini sessizliğin büyüsüyle sırlayan ve tüm bunların görkemini hikaye eden bir adamın alçakgönüllü dünyasına misafir olacaksınız...O ise, muzip bir tebessümle size eşlik edecek, sessizce


Kitap hakkında

268 sayfa olan bu kitap hakkını veremediğim bu yüzden de beğendim diyemediğim ironisi bol bir kitap. Yegâh, Dügâh ve Segâh olmak üzere 3 bölümden oluşan kitabın ilk bölümünde ana karakterleri , hikayelerini ve korkunç bir hayaleti tanıyoruz. İkinci bölümden karakterlerden biri ile (Eflatun) sokakları gezip insan portreleri eşliğinde  Galata Mevlevihânesine uzanan bir yolculuğa çıkıyoruz. Son bölümde de  hayalet sorunu halledilmeye gayret edilirken ortaya çıkmış sırlar, olaylar yavaş yavaş çözülüyor ve biz aslında musikinin romanını okuyoruz. Karakterler, birbirleri ile olan bağlantıları, kesişmeleri, hikayenin örülme şekli ile yazar kendine has üslubunu ve maharetini konuşturmuş  ancak kullandığı dil sık sık sözlük kullanmaya ve görsel aramaya yönlendirdi okurken .Hele hele bir 123.sayfa meselesi var, ki pek popüler o sayfa gördüğüm kadarıyla :) sözlük de işe yaramadı ne yazık ki. Yazar burada ne demek istedi diye baya bakındım ama yok, anlayan da bulamadım. Bazı yerlerde bu sayfa kadar ağır olmasa da benzer durumlar oldu. 


8/21/2022

OKUMA GÜNCESİ 5

 


SEMENDERLERLE SAVAŞ Karel Çapek

SOL AYAĞIM Christy Brown

GENÇ BİR DOKTORUN ANILARI Mihail Bulgakov

PROJE; ÖLÜMCÜL VİRÜS Tess Gerritsen



SEMENDERLERLE SAVAŞ

Kitabın arka kapağından

Dünyanın sürüklendiği cehennemi II.Dünya Savaşı'ndan çok önce fark eden yazarlardan Karel Çapek'in Semenderlerle Savaş'ı, kapitalizme ve ona koşut yükselen faşizme karşı bir uyarı niteliğinde...


1936'da yayımlanan bu başyapıt sadece içeriğiyle değil, biçimsel açıdan da öncü bir eser. Farklı anlatım teknikleri, epik-absürt öğeleri ve kara mizahıyla distopik roman türünün 20.yüzyıldaki en önemli örneklerinden biri....


Yazar hakkında kısa bir not: Yaygın kullanımı ile "robot" kavramını ortaya atan kişi olarak bilinir Karel Çapek. 1920 yılında yazdığı R.U.R. - Rossum's Universal Robots adlı eserinde ilk olarak yer alan kelime daha sonra tüm dünyada kullanılmaya başlanmış


Kitap hakkında

288 sayfadan oluşan kitap anlatım şekli bakımından okuduğum en ilginç kitaplardan biri oldu. Uzaydan gelen tehdit hikayelerine karşın su dünyasından gelen bir tehdit ile kurulmuş olan hikaye asıl tehdidin insan olduğunun altını kalın kalın çiziyor. Adil olmayan bir düzenin, hak ve emek sömürüsünün, menfaat uğruna göz ardı edilen her türlü şeyin yıkıcı sonuçlara nasıl evrilebildiğini ince ince işliyor kitap.


8/07/2022

OKUMA GÜNCESİ 4

 


TATAR ÇÖLÜ Dino Buzzati

YAŞAMAK Yu Hua

BARAGAN'IN DİKENLERİ Panait Istrati

OLASILIKSIZ Adam Fawer

BAŞLANGIÇ Dan Brown



TATAR ÇÖLÜ

Kitabın arka kapağından

Genç teğmen Giovanni, ilk görev yeri olarak Tatar Çölü'ndeki Bastiani Kalesi'ne tayin edilir. Uzun boylu kalmak istemediği bu sınır bölgesinde geçirdiği seneler ona, vaktiyle gözünde büyüttüğü zafer tutkusunun kofluğunu ve askerlik hayatının monotonluğunu öğretir.

... Gündelik hayatın durağan ritmi, alışkanlıkların uyuşturucu etkisi ruhunun derinliklerine işlerken Tatar Çölü'nün sadece kendisinin değil aynı zamanda insanlığın sınır bölgesi olduğunu anlar. Edebiyatta Beckett, Camus ve Kafka'nın başlattığı varoluşsal sorgulamaya karmaşık bir boyut katan, zengin bir anlatı Tatar Çölü


Kitap hakkında

232 sayfadan oluşan kitap , İtalyan edebiyatının köşe taşlarından Dino Buzzati'nin başyapıtı olarak adlandırılıyor ve kitabın modernist edebiyata yapılmış en önemli katkılardan biri olduğu söyleniyor.


4/08/2022

DOLAPTAN TEMAŞA - KİTAP



Kitabın arka kapağından

Ahmet Mithat'ın "Maksadımız yeniçeriliğin mevcut olduğu zamanlardaki eğlencelerin bazılarını anlatmak" diye bahsettiği Dolaptan Temaşa'da pek de bilmediğimiz yaşayışıyla bir dönemin kapıları aralanıyor. İstanbul'un mahalle kahveleri, helva sohbetleri, giyim kuşam ve adetleri, hatta eşyasıyla... Kısa , ancak oldukça zengin içeriğiyle roman Behram Ağa, Dilber Leyla, Yeniçeri Zorlu Mustafa ve Paşalı Ahmet Ağa karakterleri arasında gelişen komedi ve gerilim unsuruyla bezeli, cinayetlere varan olayları konu alıyor.



Kitaptan birkaç bilgi

  • Ahmet Mithat'ın Letâif-i Rivâyât adı altında topladığı külliyat, 1870-1894 tarihleri arasında yayınlanmış 30 eserden oluşmaktadır.
  • Eserlerden sadece 7.si bir tiyatro eseridir. Geri kalan 29 eser hikaye ve romanlardan oluşmaktadır.
  • Dolaptan Temaşa, Letâif-i Rivâyât'ın 20.kitabıdır.



Kitap hakkında

62 sayfadan oluşan kitabı  arka kapak yazısında yazılan sözler yeterince özetliyor. Fazlasına lüzum yok ama ek olarak söyleyeceğim   oluşan garip olayda kadın ve erkeğe nasıl farklı bakıldığının da gözlemleniyor olduğudur.  Sade ve yalın bir anlatım, kolay bir okuyuş var. Ahmet Mithat'ın kaleme aldığı önsöz  "Aşağıda okuyucularımıza hikaye edeceğimiz şey bir roman değildir . Çünkü romanın hayali olması gerekirken bu gerçek bir olaydır." diye başlıyor.


2/16/2022

OKUMA GÜNCESİ 3 - DÜNYA KLASİKLERİ

 



İKİ ŞEHRİN HİKAYESİ Charles Dickens

GENÇ WERTHER'IN ACILARI Goethe

AKIL VE TUTKU Jane Austen

BİR İDAM MAHKUMUNUN SON GÜNLERİ Vıctor Hugo

ALTINCI KOĞUŞ Anton Çehov




İKİ ŞEHRİN HİKAYESİ

Kitabın arka kapağından

... Paris ve Londra şehirlerinde, Fransız Devrimi'ne giden süreçte yaşanan tüm olay ve karakterler bütün açıklığı ve acımasızlığı ile gözler önüne serilir.1859'da Dickens'ın gazetelerde tefrika ettiği bu ölümsüz eseri umudun içindeki karanlığı ve karanlığın içindeki umudu görmemizi sağlar. Paris'teki karanlık günlerin yanında Londra'daki aydınlık günler anlatılır.


Kitap hakkında

455 sayfa olan kitabı senenin başlarında olmamıza rağmen  bu sene okuduğum en iyi roman listesine şimdiden koyuyorum.